Bitcoin Tekrar 20 Bin Olur Mu?

Kısa bir hatırlatma yapacağım. Çünkü çok soran oluyor.

Bitcoin bir daha 20 bin olur mu? diye sorulup duruyor. Hatta bu soru sorulup dururken, birileri elinizdeki bitcoinleri de ucuza cukkalamak için çabalayıp duruyor.

Mesela, mevcut ekonomik düzenin baş bekçisi BloombergHT’de, bitcoin 100 dolar olur diye haber yapılıyor.

Sorunuza cevap vermeden önce şunu söyleyelim: Toplamda maksimum 21 milyon bitcoin olabilecek. Bu bitcoinlerin yaklaşık 17 milyonu çoktan dolaşıma girdi bile. Dolayısıyla mevcut ekonomik düzenin “kazananları” ya gidip madenciliğe büyük paralar harcayacaklar (harcıyorlar da zaten) ya da elinizdeki bitcoinleri böyle çakallıklarla ucuza alacaklar. O yüzden böyle haberleri görünce ben hiç şaşırmıyorum. Siz de şaşırmayın. Ayrıca isterseniz paranızla ne yapacağınızı dün olduğu gibi bugün de ana akım medyaya sormaya devam edebilirsiniz.

2013’te Ne Olmuştu?

2013’ün sonlarında Bitcoin’in değeri tam da 1000 dolar seviyelerinden bir kırıldı, pir kırıldı. Düşe düşe 2015’te 250’lere kadar düştü.

O zamanlar da ortalık, bitcoin değerinin bir daha asla 1000 doları görmeyeceğini söyleyenlerden geçilmiyordu.

Ki, altcoinlerde bu hareket çok çok daha sert oldu. 2013 sonunda 50 dolarları gören LTC fiyatı, 2015’e gelindiğinde 1 dolar civarlarındaydı. Ben de maalesef o dönem litecoin madenciliğini bırakanlardanım. Hatta, madenciliği kendi bilgisayarımda yaptığım için bilgisayarımı upgrade ederken eski hard diskte kalmıştı cüzdan dosyalarım ve SSD alınca o dosyaları taşımayı bile unutmuştum. Ben de o dönem unuttuğum litecoin’lerimi bu yıl tekrar açıp başka bir cüzdana aldım tabii.

O dönem evde madencilik yaptığınız zaman kazandığınız coinler tükettiğiniz elektriği karşılamaya yetmiyordu. Buna rağmen inat edip madenciliğe devam edenler, veya sanayi tarifesi ile elektrik kullanabilenler şu anda gerçekten çok büyük paralara kavuşmuş durumdalar. (Ayda 1250 liralık elektrik yaktığınızı, ama bunun karşılığında 1000 liralık Litecoin kazandığınızı düşünün mesela. Cebinizden 250 lira ödediniz. Ama bugün o 1000 liralık LTC, tam 193.000 TL ediyor. Nasıl ama?)

Olur, ama ne zaman?

Demem o ki, bundan birkaç sene önce “bitcoin yeniden 1000 dolar olur, hatta çok üstüne bile çıkar” dediğimiz zaman bizimle dalga geçenler vardı. Şimdi de tekrar 20.000 olur, hatta çok üstüne de çıkar ama ne zaman olur bilinmez dediğimiz zaman dalga geçenler elbette olacaktır.

Merak etmeyin, bitcoin tekrardan 20.000 dolar olur. Ancak boşuna da heveslenmeyin, o gün geldiğinde sizde bitcoin olmaz. Ve bu duruma şaşırmayın da: Çünkü her zaman söylediğimiz gibi, bitcoin ve tüm diğer kripto paralar, birer kolay yoldan köşeyi dönme aracı değildir.

Türkiye, Dünyanın İlk Kripto Para Temelli İthalatçısı Oldu

Merhabalar, yoksa siz hâlâ “btc düştü çok düştü daha düşmez dedik gene düştü tırıvırı” diye gezen, bu işi bir kolay yoldan zengin olma aracı zanneden çiftçi-bankacılardan mısınız? Yoksa siz hâlâ, “btc caiz değil, vergisi de yok bi kere, ayrıca bizzat bakan kullanmadıkça alınması çok ayıp” diye olayı anlayamayanlardan mısınız?

Rica ediyorum, takılmayın böyle şeylere. Geleceğe hoş geldiniz. Türkiye, yine bir ilk oldu. Sizlere şu yazımda, Türkiye’nin taaa 2013 yılında dünyada ilk kripto para ATM’sine sahip ülke olduğunu, her ne kadar bu ATM’yi özel bir şirket kurmuş olsa da, böylesine önemli bir işin tepedekilere, daha doğrusu en tepedeki kişiye sorulmadan yapılmasının Türkiye’de imkânsız olduğunu anlatmıştım.

Şimdi ise, Türkiye yine bir ilki gerçekleştirdi. O zaman işin içinde Travelersbox adlı minik (ve bugün internet sitesi bile kapanmış olan) Amerikalı bir startup vardı. Şimdi ise “Prime Shipping Foundation” adıyla Ruslar var.

Rusya’dan Türkiye’ye satılan 3000 ton buğdayın ödemesi kripto para ile gerçekleştirildi. Evet, böylece Türkiye ve Rusya, dünyada ilk kez ciddi ve legal bir uluslararası ticareti kripto para üzerinden gerçekleştirmiş oldular. Prime Shipping’in tipi bile Putin’e benzeyen patronu ise, uluslararası ticaret için blockchain’in getireceği devrimsel yeniliklere inanan, kendi deyimiyle “blockchain sevdalısı” bir ağabeyimiz.

Aylardır, yıllardır sizlere ne bitcoin’in ne de diğer kripto paraların birer kolay yoldan para kazanma aracı olmadıklarını, bu işi bir at yarışı zannetmemeniz gerektiğini anlatmaya çalışıyorum. Ama kimsenin de anladığını zannetmiyorum. Daha önce de söyledim, bir daha söyleyeyim: Kripto paraları zamanında yaşanan lale çılgınlığına benzetenler kısmen haklılar. Ancak lale çılgınlığı bitince kaybedenler, üç beş lale soğanına dünyanın parasını verip kendilerinden daha büyük kerizlere (greater fool theory) satmaya çalışan uyanıklar oldular. Lale çılgınlığı bitti diye bahçıvanlar, seracılar, gübreciler, bahçeciler bir şey kaybetmediler. Bilakis, Hollanda bugün dünyanın en büyük çiçekçisidir.

Peki şimdi size soruyorum: Bu işlem için kullanılan ve ismi açıklanmayan, ancak BTC “olmadığı” özellikle vurgulanan kripto para biriminin Ethereum olduğunu anlamak için Einstein olmaya gerek var mı?

Ve daha önemlisini soruyorum: İki ülkedeki üst düzey, daha doğrusu en üst düzey yöneticilerin de onayı olmadan, böylesine önemli bir iş yapılmış olabilir mi?

7 gündür yazmayayım dedim, 7 bin olmuşuz.

BTC fiyatı hızla artmaya devam ediyor. 2013/2017 arasındaki vadi yapılanmasını bir daha gerçekleştirmesini beklemiyor değilim. Ama yine de, o zamana kadar (belki de çok uzun bir zaman, hatta belki hep) yükselmeye devam edecek.

Geçen hafta şu yazımda size demiştim ki, bitcoin’e erken yatırımcı olarak katılmak istiyorsanız gidin şimdi alın. Uzatmayın, tereddüte kapılmayın. Gidin Bitcoin alın.

 

Bakalım beni dinleyenler neler kazandılar?

Beni dinleyen arkadaşlarımın iyimser bir tahminle bu işe 5000 TL yatırdıklarını hesap edelim. Ben o yazıyı 13 Ekim günü yazmışım. Ben yazıyı yazdığımda BTC 5800 dolardı. Beni dinleyip akşam iş çıkışında alım yaptığınızı varsayalım:

13 Ekim Dolar/TL kuru: 3,6544

13 Ekim BTCUSD kuru: 5636,8

13 Ekim akşamı 5000 TL ile alabileceğiniz BTC: 0,24272879

Bugün (02.11.2017) BTCUSD kuru (şu anda): 7030,8

Bugün Dolar/TL kuru: 3,8175

13 Ekim akşamı 5000 TL ile alacağınız bitcoin’in bugünkü değeri:

6514,85 TL.

Yani beni dinleyip bitcoin’e yatırım yapmış olsaydınız, geçen yazımda 5000 TL koyup bu yazımda 6514,85 TL almış olacaktınız. Bunu bedavaya anlattım size üstelik.

Peki şimdi ne yapmalıyız?

Bana soracak olursanız, hala geç değil. Bitcoin fiyatı buralardan bir yerlerden dönebilir. Bilhassa 7000’lerde oturması çok önemli. Ama artık iki şeyi gördük:

  1. Bitcoin fiyatı artık sağdan soldan gelen yalandan “yasak” dalgaları ile sarsılmıyor.
  2. Bitcoin fiyatı artık sağdan soldan gelen yalandan “çatal” dalgaları ile sarsılmıyor.

Dolayısıyla bence hala bitcoin almanın tam zamanı. Ben alır mıydım, hayır. Çünkü ben 2013’ten beri madencilik yapıyorum, bundan sonra da öyle yapacağım. Bitcoin alıp kenara atmak yerine neden madencilik yaptığımı daha önceki yazılarımda anlatmıştım.

Son olarak:
  1. Yazdıklarım yatırım tavsiyesi değil, akıl fikir tavsiyesidir. Bitcoin konusunda size yatırım tavsiyesinde bulunabilecek yetkinlikte/lisanslı kişiler zaten bulunmamaktadır. Herkesin aklı kendinedir.
  2. Bitcoin’in çatallanması son derece sağlıklı ve birçok durumda gerekli bir eylem olmakla birlikte, bitcoin gold büyük bir kepazeliktir. Bir dahaki yazımda size bitcoin gold’u anlatacağım.

Neden Madencilik?

Kripto paralardan anladığımı duyan herkesin önemli sorularından biri de şu oluyor: Neden Bitcoin alacağına kendin madencilik yapıyorsun ki? Evde uğraşmak yerine al-sat yapsaydın daha çok kazanmaz mıydın?

Aslında bu soru, bu işlerden hiç anlamayan birinin dahi sorabileceği, ama bir o kadar da önemli bir soru. 2013 yılında olsaydık madencilik yapmak için size birçok mantıklı sebep sayabilirdim, ama günümüzde bu sebeplerin önemli bir kısmı ortadan kalktı. Peki zaman içerisinde ne oldu? Şöyle özetleyebiliriz:

  1. Zamanında Bitcoin (ki o zamanlar diğer coinler yoktu) madenciliği CPU ile yapılıyordu. Daha sonra developerlar bu işlem için GPU kullanan arabirimler ürettiler. Bir yandan da diğer coinler piyasaya çıktı. Zaman içerisinde donanım programlamasına hakim gençler işi FPGA ile, onların içerisinden çıkan bazı start-up şirketler de ASIC ile yapmaya başladılar. Şu anda dünyada madencilik ASIC çiplerini üreten firmaların en önemlilerinden bir tanesi, aslında Tel-Aviv’de kurulan bir start-up şirketten doğdu. Ha keza meşhur (ve bu işin açık ara lideri, devi, madenciliğin Selpak’ı) Bitmain de bu tür akıllı gençleri alıp Çin gücü ve anlayışıyla birleştirdi. Yani artık kripto para madenciliği eskisi gibi bir hobi değil, dev bir sektör.
  2. Zamanında evde madencilik yapmanın çok temel bir mantığı vardı: Ola ki Bitcoin fiyatları düşerse, elinizde kalan ekran kartı ile çok güzel oyun oynayabiliyordunuz, ya da kartı satabiliyordunuz. 2013 yılında bir arkadaşıma bu nedenle bir yatırım projesi sundum. Projeme göre 10.000 TL’lik ekran kartı alacaktık, ola ki madencilik işinde başarısız olursak kartları yaklaşık 8.000 TL’ye satacaktık. Kabul etmedi, ikinci el araba alıp satacağını söyledi. Hesap ettim, o zaman 10.000 TL’yi bulup bu işe girebilmiş olsaydım, elimizde şu an ne kadar olacağını… Neyse, hiç söylemeyeyim, tadımız tuzumuz kaçmasın. 🙂
    Yani kısacası o zamanlar madencilik için alacağınız ekran kartlarının tek kullanım alanı madencilik değildi. Ama bugün dünyadaki ekran kartı varlığının çok ciddi bir kısmı madencilik için kullanılıyor. Madenciliğin tadı kalmaz, kârlılığı biterse bu kartlar piyasaya sürülecek. O zaman da elinizdeki kartın değeri kuşa dönecek. Yani en olmadı kartları satar zararımı çıkarırım dönemi bitti. (Oyuncu arkadaşların beklediği senaryo da bu.)
    Ama burada şunu da eklemek lazım: O zamanlar kripto paraların dünyadaki varlığı henüz oturmamış, sektör kendini kanıtlamamıştı. Yani o zamanlar Bitcoin’in değeri bir düşüp, yerine yıllar sonra gelebiliyordu. Ama şimdi bir daha öyle bir durumun yaşanması neredeyse ihtimal dışı. (Yani oyuncu arkadaşlar çok da boşuna beklemesinler.)
  3. Eskiden evde madencilik yapan sayısı azdı, dışarıda madencilik yapan şirketlerin sayısı ise neredeyse sıfırdı. PCI Express kartları anakarttan uzağa takmaya yarayan kablolar gibi yan ürünler henüz üretilmemiş, hatta düşünülmemişti. Madencilik için stabil çalışan işletim sistemleri, otomatik konfigüratörler, her zaman en kârlı parayı kazıp sonra BTC’ye çeviren programlar yoktu. Mum ışığında madencilik yapıyorduk.

Bugün ise evde madencilik yapmak o kadar da karlı değil. Yani kazdığınız para biriminin dalgalanma durumuna, elektrik fiyatlarına ve o parayı kazan insan sayısına göre kâr etme olasılığınız tabii ki var. Ama madenciliğin kârlılığını hesaplarken başka şeylere de dikkat etmek lazım.

Mesela, bir Antminer S9 aldınız. Bugün cihazı 10.000 TL’ye aldığınızı varsayalım. Cihaz da kendi parasını 4 ayda çıkartsın. (Çok iyi bir rakam, abartıyorum.) Bu durumda sizin elinizde 4 ayda kendini çıkartan bir cihaz olduğu için çok sevineceksiniz. Ancak 4 ay içerisinde kazım zorluğu iyice artmış olacak, ve cihazın ikinci turu dönmesi 1 yıl sürecek. Yani 16 ay sonra elinizde 20.000 TL ve artık bir tuğladan hiç bir farkı olmayan bir cihaz kalmış olacak.

Ama bunun yerine 10.000 TL’lik BTC almış olsaydınız, ve BTC’nin fiyatı 16 ayda 4 katına çıksaydı elinizde 40.000 TL olmuş olacaktı. Böylece 10.000 TL’niz ile al-sat yerine madencilik yaparak 20.000 TL zarar etmiş oldunuz.

Yani kısacası, madenciliğin kârlılığını hesaplarken spekülatif kârdan olan kaybınızı da değerlendirmek zorundasınız.

Peki ben niye madencilik yapıyorum?

Madencilik yaptığınız zaman, bir network’ün bir parçası olursunuz. O blok zincirinde sizin de bir tuzunuz bulunur. Ayrıca madenciliğin de çok büyük kârlar getirmesi olasıdır. Bunun için kazım zorluğu düşük coinleri bulup, o coinlerin zorluk ve fiyatları yükseldiği zaman satmanız lazım. Onu da başka bir yazıda anlatırım.

Yani kısacası, ben kendi keyfime ve mantığıma hoş geldiği için madencilik yapıyorum. Ama madencilik mi, al-sat mı? sorusunun net bir cevabı bende yok. Siz de kendiniz ölçüp biçip karar vermek zorundasınız.