Neden Madencilik?

Kripto paralardan anladığımı duyan herkesin önemli sorularından biri de şu oluyor: Neden Bitcoin alacağına kendin madencilik yapıyorsun ki? Evde uğraşmak yerine al-sat yapsaydın daha çok kazanmaz mıydın?

Aslında bu soru, bu işlerden hiç anlamayan birinin dahi sorabileceği, ama bir o kadar da önemli bir soru. 2013 yılında olsaydık madencilik yapmak için size birçok mantıklı sebep sayabilirdim, ama günümüzde bu sebeplerin önemli bir kısmı ortadan kalktı. Peki zaman içerisinde ne oldu? Şöyle özetleyebiliriz:

  1. Zamanında Bitcoin (ki o zamanlar diğer coinler yoktu) madenciliği CPU ile yapılıyordu. Daha sonra developerlar bu işlem için GPU kullanan arabirimler ürettiler. Bir yandan da diğer coinler piyasaya çıktı. Zaman içerisinde donanım programlamasına hakim gençler işi FPGA ile, onların içerisinden çıkan bazı start-up şirketler de ASIC ile yapmaya başladılar. Şu anda dünyada madencilik ASIC çiplerini üreten firmaların en önemlilerinden bir tanesi, aslında Tel-Aviv’de kurulan bir start-up şirketten doğdu. Ha keza meşhur (ve bu işin açık ara lideri, devi, madenciliğin Selpak’ı) Bitmain de bu tür akıllı gençleri alıp Çin gücü ve anlayışıyla birleştirdi. Yani artık kripto para madenciliği eskisi gibi bir hobi değil, dev bir sektör.
  2. Zamanında evde madencilik yapmanın çok temel bir mantığı vardı: Ola ki Bitcoin fiyatları düşerse, elinizde kalan ekran kartı ile çok güzel oyun oynayabiliyordunuz, ya da kartı satabiliyordunuz. 2013 yılında bir arkadaşıma bu nedenle bir yatırım projesi sundum. Projeme göre 10.000 TL’lik ekran kartı alacaktık, ola ki madencilik işinde başarısız olursak kartları yaklaşık 8.000 TL’ye satacaktık. Kabul etmedi, ikinci el araba alıp satacağını söyledi. Hesap ettim, o zaman 10.000 TL’yi bulup bu işe girebilmiş olsaydım, elimizde şu an ne kadar olacağını… Neyse, hiç söylemeyeyim, tadımız tuzumuz kaçmasın. 🙂
    Yani kısacası o zamanlar madencilik için alacağınız ekran kartlarının tek kullanım alanı madencilik değildi. Ama bugün dünyadaki ekran kartı varlığının çok ciddi bir kısmı madencilik için kullanılıyor. Madenciliğin tadı kalmaz, kârlılığı biterse bu kartlar piyasaya sürülecek. O zaman da elinizdeki kartın değeri kuşa dönecek. Yani en olmadı kartları satar zararımı çıkarırım dönemi bitti. (Oyuncu arkadaşların beklediği senaryo da bu.)
    Ama burada şunu da eklemek lazım: O zamanlar kripto paraların dünyadaki varlığı henüz oturmamış, sektör kendini kanıtlamamıştı. Yani o zamanlar Bitcoin’in değeri bir düşüp, yerine yıllar sonra gelebiliyordu. Ama şimdi bir daha öyle bir durumun yaşanması neredeyse ihtimal dışı. (Yani oyuncu arkadaşlar çok da boşuna beklemesinler.)
  3. Eskiden evde madencilik yapan sayısı azdı, dışarıda madencilik yapan şirketlerin sayısı ise neredeyse sıfırdı. PCI Express kartları anakarttan uzağa takmaya yarayan kablolar gibi yan ürünler henüz üretilmemiş, hatta düşünülmemişti. Madencilik için stabil çalışan işletim sistemleri, otomatik konfigüratörler, her zaman en kârlı parayı kazıp sonra BTC’ye çeviren programlar yoktu. Mum ışığında madencilik yapıyorduk.

Bugün ise evde madencilik yapmak o kadar da karlı değil. Yani kazdığınız para biriminin dalgalanma durumuna, elektrik fiyatlarına ve o parayı kazan insan sayısına göre kâr etme olasılığınız tabii ki var. Ama madenciliğin kârlılığını hesaplarken başka şeylere de dikkat etmek lazım.

Mesela, bir Antminer S9 aldınız. Bugün cihazı 10.000 TL’ye aldığınızı varsayalım. Cihaz da kendi parasını 4 ayda çıkartsın. (Çok iyi bir rakam, abartıyorum.) Bu durumda sizin elinizde 4 ayda kendini çıkartan bir cihaz olduğu için çok sevineceksiniz. Ancak 4 ay içerisinde kazım zorluğu iyice artmış olacak, ve cihazın ikinci turu dönmesi 1 yıl sürecek. Yani 16 ay sonra elinizde 20.000 TL ve artık bir tuğladan hiç bir farkı olmayan bir cihaz kalmış olacak.

Ama bunun yerine 10.000 TL’lik BTC almış olsaydınız, ve BTC’nin fiyatı 16 ayda 4 katına çıksaydı elinizde 40.000 TL olmuş olacaktı. Böylece 10.000 TL’niz ile al-sat yerine madencilik yaparak 20.000 TL zarar etmiş oldunuz.

Yani kısacası, madenciliğin kârlılığını hesaplarken spekülatif kârdan olan kaybınızı da değerlendirmek zorundasınız.

Peki ben niye madencilik yapıyorum?

Madencilik yaptığınız zaman, bir network’ün bir parçası olursunuz. O blok zincirinde sizin de bir tuzunuz bulunur. Ayrıca madenciliğin de çok büyük kârlar getirmesi olasıdır. Bunun için kazım zorluğu düşük coinleri bulup, o coinlerin zorluk ve fiyatları yükseldiği zaman satmanız lazım. Onu da başka bir yazıda anlatırım.

Yani kısacası, ben kendi keyfime ve mantığıma hoş geldiği için madencilik yapıyorum. Ama madencilik mi, al-sat mı? sorusunun net bir cevabı bende yok. Siz de kendiniz ölçüp biçip karar vermek zorundasınız.