Akıllı Kontrat Nedir: Bitcoin’i Anlamadan Ethereum’a Dalmak

Akıllı kontratlar, aslında avukatların veya noterlerin işlerini ortadan kaldırmaya yarayan sanal birer makinedir. Teknik terimlerle finansçı veya bilişimci olmayan arkadaşları boğmak istemiyorum. Zaten emin olun, o fiyakalı kelimelerden ben de o kadar anlamıyorum. Onun yerine size şöyle gerçek hayattan bir örnek vereceğim:

  1. Adana’da yeni bir site inşa ediyoruz. İsmini de Dijituana Sitesi koyuyoruz.
  2. Sitedeki tüm kapı kilitlerini dijitalleştiriyoruz.
  3. Kiralar ve aidatlar Ethereum üzerinden ödeniyor. Sitenin tüm masrafları da Ethereum üzerinden ödeniyor.

Bu sitede ev kiralamak isteyenler, ev sahipleri ile aralarında akıllı kontrat kuruyorlar. Akıllı kontratın bir tarafı da site yönetimi oluyor. Ve akıllı kontrata diyoruz ki:

  • Kiracı her ay kirayı ödeyince evin kilidi açılır.
  • Kiracı doğabilecek masraflar için belli bir depozito gönderir. Bu depozitoyu, eğer evde bir masraf doğmamışsa çıkışta geri alır. Masrafın doğup doğmadığını site yönetimi denetler.
  • Dönemsel olarak kiraya belli oranda zam yapılır. Bu oranı devlet belirler. Devletin belirlediği oran falanca URL’den görülebilir.
  • Evin demirbaşları için gereken masraflar ev sahibi tarafından karşılanır. (Kombi, pencere vb.)

Farkındaysanız, kiracı-ev sahibi ilişkisini düzenleyen yasal düzenlemeler de aynen bu şekilde. Ancak bunun uygulaması gerçek hayatta pek böyle olmayabiliyor. İşin içine avukatlar, icra daireleri, uzun uzadıya mevzular giriyor. Ama kirayı dijitalleştirseydik, bütün iş Ethereum üzerinden gerçekleşecekti. Kimsenin “ben parayı gönderdim” veya “ben parayı almadım” deme şansı olmayacaktı. Herkes ne yaptığını kriptografik açıdan kesinlik içeren bir biçimde kanıtlayabilecekti.

Akıllı Kontrat Nedir?

Akıllı kontrat kavramını, bugün halen Satoshi Nakamoto olduğundan şüphelenilen Nick Szabo, 90’lı yıllarda ortaya atmış. Şöyle demiş Szabo dayı:

Dijital devrim sayesinde yeni kurumlar ve bu kurumları oluşturan ilişkiler hayatımıza girecek. Bu yeni kontratlara “akıllı” diyorum, çünkü hareketsiz duran kağıt tabanlı dedelerinden daha çok işe yarıyorlar. Bu iş için bir sanal zeka da gerekmiyor. Akıllı kontrat demek, dijital olarak söz verilmesi ve söz veren tarafların hangi durumda sözlerini nasıl tutacaklarının kaydedilmesi demektir.

Bu adamın Satoshi olduğunu zannetmiyorum.

Yalnız bay Szabo olayı çok güzel özetlemiş. Finansçı olmayanlar için bu teknolojinin kullanılabileceği önemli alanlardan bazılarını şöyle sıralayabilirim:

  • Tapu kayıtları ve gayrımenkul alım satımı
  • Sağlık kayıtları
  • Sigortacılık sektörü
  • Kıdem tazminatı
  • Enerji piyasası

Bunlar ilk etapta aklıma gelen alanların yalnızca bir kısmı. Belki olayı kafanızda tam canlandıramadınız, belki de inandırıcı bulmadınız veya ben tam anlatamadım. O yüzden size isim vereyim.

Yakın zamanda Putin reyiz, Ethereum’un kurucusu Vitalik Buterin ile görüştü. Şu arkadaşla yani:

Vitalik Buterin (Ethereum’un Kurucusu olan genç arkadaşımız)

Görüşmekle kalmadı tabii. Görüşme sonrasında Rusya bu işi yasaklar mı, serbest mi bırakır diye insanlar merak ediyordu. Korkulan olmadı, ama çok hızlı bir giriş de olmadı. Putin’in bazı kurmayları blockchain teknolojisini kullanan, akıllı kontratlardan yararlanan işler yapılması için araştırmaların başladığını açıkladı. Ancak aradan birkaç ay daha geçtikten sonra Rusya da Çin gibi kripto paralara karşı görünen bazı düzenlemeler yaptı. Hatta evde madencilik yapmanın yasaklandığı söylendi. Ama yine korkulan olmadı. Ve Ethereum-Rusya ilişkisi her zamanki gibi ilerlemeye devam ediyor.

Peki bizim ülkemizin Reisi, yani Reis-i Cumhur‘u da kripto paralarla ilgili önemli adımlar atar mı? Orasını bilemiyorum, ama çok isterim. Belki bunun için bize de bir Vitalik Buterin lazım. Ben bu ülkenin Buterin’i olamam ama, bu işin Abdurrahman Dilipak ile olmayacağını anlayabilecek kadar bu işten anlıyorum. O yüzden maalesef artık pek umutlu olamıyorum.